Depremin ardından sahnesiz kalan Hatay’ın Defne ilçesi, Epik Sanat Tiyatrosu’nun “Nazım” adlı oyunuyla yeniden tiyatroya kavuştu. Gökhan Altunöz’ün yazıp yönettiği oyun, yeniden inşa edilen Çatı Sahne’de 21 Haziran Cumartesi günü art arda üç seans olarak sahnelendi. Her seans yoğun ilgi gördü ve oyun sonunda seyircinin dakikalarca süren alkışları, hem sanatçılara hem de yeniden yeşeren sahneye olan desteği gösterdi.
Nazım Hikmet’in yaşamı ve eserlerinden ilhamla hazırlanan oyun, şairin sürgünlerle dolu hayatını, ideallerini, aşklarını ve direnişini yalın ama etkileyici bir anlatımla sahneye taşıdı. Anlatımıyla izleyiciyle güçlü bir bağ kuran oyun, düşündürdü, duygulandırdı ve hafızalara kazındı.
Sahnedeki performanslarıyla dikkat çeken oyuncular Merve Alvanoğlu, Tanya Kubbe, Ceylan Susam, Serap Sema Öztürk, Yağmur Subari, Diren Samsum, Bilge Nevruz, Fatih Nevruz, Mert Halbutoğulları ve Diren Durgun, geceye damga vuran isimler oldular.
Ancak bu özel gecede en çarpıcı an, son seansta yaşandı. Gösterim sırasında yaşanan elektrik kesintisine rağmen seyirciler salonu terk etmedi. Oyuncular sahneye yerleştirilen ışıldaklar eşliğinde performanslarını sürdürerek oyunu tamamladı. O anlar, seyirci ve ekip için bir tiyatro mucizesi olarak hafızalara kazındı.
Oyunun yönetmeni Gökhan Altunöz, bu unutulmaz deneyim üzerine şu sözleri dile getirdi:
“Tiyatro elektriğin icadından önce de vardı… Bu akşam bunu yeniden deneyimledik. Işıldakların altında, seyircinin gözlerindeki ışıkla oynadık. Gitmeyen, bekleyen, susan ama hisseden herkesin emeği bu. Oyuncularımızın azmine, seyircimizin sadakatine ve tiyatronun sönmeyen ışığına minnettarız. Çatı Sahne artık sadece bir yapı değil; birlikte iyileşmenin, yeniden var olmanın adıdır.”
Çatı Sahne, Epik Sanat Tiyatrosu’nun özverili çalışmalarıyla hayata geçirildi. Adını, deprem öncesi çatıda kurulmuş olan ve yıkılan eski sahneden alan bu yeni mekân, hem geçmişin hatırasını hem de sanatın sürekliliğini yaşatma amacı taşıyor. Hatay’da sanatın yeniden yeşermesini simgeleyen bir umut alanına dönüştü.
Artık Çatı Sahne yalnızca dört duvardan ibaret bir sahne değil; direnmenin, dayanışmanın ve birlikte üretmenin sıcak bir örneği. Hatay’da sanat susturulamadı, susturulamayacak. Ve bu sesi daha gür duyuracak bir sahne var: Çatı Sahne.











































