Connect with us

Hi, what are you looking for?

Köşe Yazarları

”Bu Ülkede Bazı Çocuklar Hiç Büyüyemiyor”

Bu ülkede bazı çocuklar hiç büyüyemiyor. Boyları uzuyor, sesleri kalınlaşıyor, sakalları çıkıyor belki ama biz onlara hala bebek gibi bakıyoruz. Çünkü annelerinin gözünde onlar hala ilk adımlarını atan, geceleri ateşlenince sabaha kadar başında bekleyen çocuklar.

Bu ülkede bazı çocuklar hiç büyüyemiyor. Boyları uzuyor, sesleri kalınlaşıyor, sakalları çıkıyor belki ama biz onlara hala bebek gibi bakıyoruz. Çünkü annelerinin gözünde onlar hala ilk adımlarını atan, geceleri ateşlenince sabaha kadar başında bekleyen çocuklar.

Sonra bir gün…

Bir haber düşüyor ekrana. Bir isim. Bir yaş.

‘’Genç.’’ Hep aynı kelime. Genç öldürüldü. Genç vuruldu. Genç bıçaklandı. Genç Hayatını kaybetti.

Hayatını kaybetti. Sanki bir anahtar düşmüş gibi. Sanki yanlış bir trende inmiş gibi. Sanki başına gelen şey bir ‘’ kayıp’’ değil de bir ‘’ihmal’’.

Oysa o çocuk alındı. Bir annenin kollarından, hıçkırıklarla gizli ağlayan bir babanın akan yaşlarından, bir evin içinden, bir odanın duvarından sökülüp alındı.

Biz bu çocukların fotoğraflarına bakıyoruz. Bazılarında hala bebekliklerinden kalma bir yuvarlaklık var yüzlerinde. Bazılarının gözleri, ‘’sanki daha çok zamanım vardı’’ der gibi bakıyor.

Ve hep aynı cümle yankılanıyor kulaklarımızda: ‘’Daha çok gençti.’’

Ama bu ülkede ‘’genç’’ olmak, bir yaş aralığı değil artık.  Bir risk faktörü.

Sokakta genç olmak tehlikeli. Bir tartışmada genç olmak tehlikeli. Yanlış yerde, yanlış saatte, yanlış kişiye denk gelmek… hepsi ölüm sebebi.

Ama asıl korkunç olan şu: bu ölümlere alışıyoruz.

İki gün ağlıyoruz iki gün kızıyoruz. Üçüncü gün başka bir gündem geliyor. Dördüncü gün… isimler karışmaya başlıyor.

Anneler karıştırmıyor ama. Onlar hala biliyor hangi çocuğun hangi fotoğrafı olduğunu. Hangi montu giydiğini, evden çıkarken kapıyı nasıl kapattığını. ‘’ Birazdan dönerim’’ demiş miydi, dememiş miydi?

Bu ülkede gençler dönemiyor sıcak evlerine.

Biz ‘’ genç’’ diyoruz.

Onlar ‘’ çocuğum’’ diyor.

Çünkü gerçekten çocuktu. Evden çıkarken hala çantasına bakıp ‘’üşür mü?’’ diye düşünen bir annenin çocuğuydu. Hala babasının omzuna başını koyduğunda susabilen bir çocuktu.

Bu ülkede çocuklar çok erken büyümek zorunda kalıyor ama ölürken hep çocuk kalıyorlar.

Ve biz her seferinde aynı soruyu soruyoruz:

‘’ Nasıl oldu?’’

Asıl soru şu olmalıydı belki de:

Neden bu kadar kolay oldu?

Neden bir gencin hayatı bu kadar ucuz?

Neden bir annenin yılları, bir saniyede silinebiliyor?

Belki de en acısı şu:

Bu çocukların hayalleri yarım kalmıyor sadece. Onların ardında yaşayanların hayatları da duruyor.

Bir anne, oğlunun ayakkabılarını olduğu yerde bırakıyor. Bir baba, telefonunu açmıyor çünkü belki ‘’ o’’ arar diye. Bir kardeş artık büyümek istemiyor.

Ve bir hala konuşurken bile temkinliyiz. Çünkü biliyoruz: bir isim daha eklenebilir listeye. Her an.

Bu yüzden bu yazı bağırmak istiyor. Sessizce değil. Nazikçe hiç değil.

Bu ülkede öldürülen gençler istatistik değil. Onlar hala bebek gibi bakılan çocuklardı. Daha yeni yürümüşlerdi hayata. Ve biz onları koruyamadık.

Belki en büyük suç bu. Sadece öldüren de değil. Seyreden, alışan, ‘’yapacak bir şey yok ‘’ diyen herkeste.

Çünkü bazı şeyler kabullenilmemeli. Bazı ölümler ‘’normalleştirilmemeli’’.

Hiçbir çocuk toprağa girmemeli.

Ve biz, hala bebek gibi baktıklarımızı toprağa vermeye devam edersek, bir gün bu ülke tamamen yetim kalacak.

Berkin, Narin, Ali İsmail, Ahmet Minguzzi, Atlas ve daha birçok çocuğumuz, gencimiz özür dileriz, koruyamadık sizi.

(Yazıyı hazırlayalı birkaç gün oldu, gönderemeden yeni bir haber almak nasıl bir şey!)

İran’da kız çocuklarının olduğu okul vuruldu…

Çocuklar, masum çocuklar sizin kirli hesaplarınızın esiri olmamalıdır. Ne demiş Zülfü Livaneli:

‘’Ne çok isterdim tek bir çocuğun ahının koskoca devletleri tuzla buz etmesini. Orduları bozmasını, ölüm kusan savaş uçaklarını düşürmesini.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunları da okuyabilirsin

Hatay

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yapılan operasyonda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10 yıl ve 20 bin lira para cezası ile arandığı...

Türkiye

Araç muayenesi için rekor teklif: Artık TÜVTÜRK yapmayacak! İşte ihaleyi kazanan şirket Araç muayene istasyonlarının özelleştirme ihalesinde 1. bölge için 830 milyon dolar, 2....

Hatay

Hatay’da hisseli taşınmazı olan binlerce kişi için kritik bir dönem başladı. Tapuda hissesi bulunan vatandaşların, ön alım hakkını (şufa) kaybetmemeleri için 90 günlük yasal...

Hatay

Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), 7269 sayılı Afet Kanunu’nun 6. maddesine dayanarak yeni konteyner kentlerin kurulabilmesi amacıyla bazı özel mülklere geçici...