Malatya’da gerçekleşen NTV özel yayınında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Deprem bölgesindeki 500 bin konut bugün Litvanya kadar nüfus içeren bir büyüklük. Hatta 5 tane Lüksemburg ediyor. Bulgaristan kadar büyük bir yüzölçümünden bahsediyoruz. Bu tüm dünyaya örnek olacak bir çalışma. O yüzden hep söylüyoruz; devletimizle gurur duyuyoruz” dedi. Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesi için çalıştıklarını kaydeden Bakan Kurum, “Çok yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız tüm detaylarıyla projeyi açıklayacak ve yeni sosyal konutumuzu da ilave ettiğimizde emin olun Türkiye\’de konut sorunu kalmayacak. Kira fiyatları da düşecek. Gençlerimize özel yüzde 20 kontenjan sağlayacağız. Aile yılı olması nedeniyle 3 çocuk ve üzeri ailelere de ayrı kontenjan ayıracağız” ifadelerini kullandı. Bakan Kurum, 168 bin konut ve 1 milyon vatandaşı ilgilendiren TOKİ’nin yüzde 25 indirim kampanyasının başlayacağını açıkladı. Türkiye’nin sığınak yönetmeliğinin de güncellendiğini duyuran Bakan Kurum, “Sığınak yönetmeliğimiz var ama eskimiş bir yönetmelik. Bu yönetmeliğimizi güncelliyoruz. Yeni bazı bölümlere sığınak yapma zorunluluğu gelecek. Yakın zamanda yayınlayacağız. Bunun dışında TOKİ ile 81 ilde uygun gördüğümüz alanlarda sığınaklarımızı da yapıyor olacağız. Dünya standartlarına uygun olarak yapacağız” diye konuştu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “300 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi ve Anahtar Teslim Töreni” öncesi Malatya’da NTV canlı yayınına katıldı. Ankara Temsilcisi Ahmet Ergen’in sorularını cevaplayan Bakan Kurum, deprem bölgesinde yürütülen çalışmalarda gelinen son durumu anlattı.
“KASIM İTİBARIYLA DEPREM BÖLGESİNDE TÜM KONTEYNERLERİ KALDIRACAĞIZ”
Bakan Kurum, muhalefetin deprem bölgesindeki eleştirilerine ve depremzedelerin çadırda kaldığı yönündeki iddialarına ilişkin soru üzerine şunları söyledi: Muhalefet bildiğimiz muhalefet maalesef. Vatandaşımızın mutluluğuna, sevinçlerine ortak olmak varken hala eleştirisel doğruyu da görememe penceresinden bakıyorlar. Biz onları değiştiremeyiz. Ben çadırda kalanlarla ilgili açıkçası bir ifade duymadım. Eğer böyle bir ifade varsa da tamamen yalandır. Bugün deprem bölgesinde çadırda kalan hiçbir vatandaşımız yok. 6 Şubat’ta AFADımızla, Kızılayımızla, yardımseverlerimizle birlikte yaklaşık 220 bin konteyner kurduk, vatandaşlarımızı bu konteynırlara yerleştirdik. Gelinen süreçte konutlarımızın bitmesiyle birlikte 124 bin konteyneri kaldırdık. Konteynerde yaşayan vatandaşlarımızdan 41 bini de hak sahibi. 29 binine de evi çıkmış ancak farklı sebeplerden ötürü konteynerde oturmaya devam ediyor. Kendi tercihi. Kasım itibarıyla da inşallah deprem bölgesinde tüm konteyner kentler AFADımız koordinasyonunda teker teker kaldırılacak ve vatandaşımız evine yerleşmiş olacak.
“BU KONUTLAR MAKET DEĞİL GERÇEK”
Bakan Kurum, muhalefetin Antakya ile ilgili eleştirilerine de şu yanıtı verdi: Kültürel değerlerin oldukça fazla olduğu bizim medeniyetimizin sembol şehirlerinden bir tanesi. Takdir edersiniz ki tescilli bir eserin inşası, normal bir eserden çok daha zor. Ama Kültür Bakanlığımız bu noktada gerçekten yoğun bir çalışma yürütüyor. Diğer taraftan Hatay\’da 150 bin hak sahibi vatandaşımız var ve vatandaşlarımızın iş yerlerinin tamamının inşası başlamıştır. Görsellerde de gördüğümüz bu konutlar maket değil gerçek. Yani bunlar bir eser. Bir alın terinin ürünü. Ve yarın itibarıyla Hatay genelinde 86 bin konutu vatandaşlarımıza teslim etmiş olacağız. Tüm bu alanları, topyekun bir kalkınma seferberliğiyle yürütüyoruz. Tabii bizi eleştiren muhalefet aslında dönüp bir aynaya bakmalıdır. Bize bu eleştiriyi yapanlar hala Ulu Cami’yle alakalı taşlarını döşeyemediler. Yani bir tane iş yapıyorlar. O da Ulu Camii’nin restorasyonu. Dedik ki “yapamayacaksanız bırakın biz yapalım.” “Yok, biz yapacağız” dediler. Biz Habibi Neccar Camisini bitiriyoruz. Onlarca eseri tamamlıyoruz. Yüz binlerce konutun şantiyesi, inşası devam ediyor, teslim ediyoruz. Ama onlar bir Ulu Cami’nin restorasyonunu dahi yapamadılar. O yüzden şapkayı önüne koyup bir düşünmelerini, aynaya bakmalarını tavsiye ediyoruz. Bizi eleştiren muhalefet aslında kendi belediye başkanına, oradaki kendi bölge vekillerine sorduklarında doğru cevabı alacaklar. Çünkü biz her gittiğimizde onlarla istişare ediyoruz. “Hatay’a, Malatya’ya, Diyarbakır’a, Gaziantep’e sahip çıktığınız için size teşekkür ediyoruz” diyorlar. Ama maalesef ana muhalefet lideri Sayın Özgür Özel parti içi çekişmelerden fırsat bulup da deprem bölgesine gelemediği için bu gerçekleri göremiyor.”










































