Hatay

”Hatay’da Kışın Gelmesi”

Hatay’da kışın gelmesi demek, yalnızca havanın soğuması demek değildir. Bu şehirde kış, takvimden bağımsız bir yaranın yeniden sızlaması, hatıranın üzerindeki ince tozun kalkmasıdır. Bir rüzgâr eser Hatay’da kışın; soğuktur ama en çok da hatırlatıcıdır. Çünkü bu topraklarda soğuk yalnızca teni değil, içi de titretir.

Kış, başka şehirlerde belki mevsimdir; ama depremden sonra Hatay’da bir hafıza.

Geceleri konteynerlerin ince metal duvarlarına vuran soğuk, insanın içine kadar işler. Çadırda yaşan bir aile için kış, sadece üşümek değildi; uyku ile uyanıklık arasında, ‘’Ya yine olursa?’’ korkusunun koynunda geçen gecelerdi. Bir çocuğun minik ellerinin soğuktan kuruyup çatlaması değildir sadece; o ellerin hala bir kapı gıcırtısına irkilmesidir. Kış bu şehirde sadece hava durumu ile değil, kalp atışlarıyla ölçülür.

Hatay’da kışın gelmesi demek, yıkılmış sokakların üzerinden esen rüzgârın, geçmişten bir şeyler getirmesi demektir. Yıkımın bıraktığı boşluklar, soğuğu daha sert taşır. Bu zamanlar evlerin yükseldiği mahallelerde şimdi rüzgâr daha hızlı eser, daha acı üfler, yüreğinde sızı hissedersin. Çünkü o boşluklar yalnızca mekânsal değildir; insanların içindeki boşluğun dışarıdaki yansımalarıdır.

Kestane gelince akla, Saray caddesindeki kokusunu anımsar insan gözyaşlı. En çok nergis kokuları sarınca etrafı bu zamanlarda, annelere alınan nergisler gelir akla, annesinin mutfağındaki kokusunu düşler durur.

Kış, Hatay’da sessizliğin mevsimidir de bir yandan. Çoğu zaman kimse konuşmaz. Çünkü konuşmak, bir şeyleri yeniden yaşamak gibi gelir. Kış, içinde sakladığı cümleleri, gizledikleri fotoğrafları, yarım kalan cümleleri gün yüzüne çıkarır. ‘’Neredeydiniz?’’ diye soramayan ama bakan gözlerde biriken kocaman bir sitemdir kış.

Ama Hatay’da kış sadece acı demek değildir. Bu şehir, acının yanında hala umut taşıyan bir şehirdir. Çünkü buralarda insanlar soğuğa karşı yalnızca battaniyeyle değil, birbirleriyle sarınır.  Bir komşunun çay kaynatıp kapıyı tıklatmasıdır kış; tüm yorgunluğa ve acıya rağmen bir arada durmanın sıcaklığıdır.

Kış Hatay’da dayanmanın mevsimidir. Kimi sobasını yakıp dumanını göğe savurur, ‘’ Ben hala buradayım’’ dercesine.

Kimi yıkıntıya rağmen, yılbaşı lambası açar konteynerine, karanlığa inat bir ışıktır o. Kimi kaybettiği sevdiklerinin anısına bir mum yakar, mumun alevi küçüktür ama içindeki anlamı kocamandır. Kimi yeni yıl ağacını süsler, şehirde tozdan griye dönmüş yeşil ağaçları özler gibi bakar ağacına.

Kış, bu şehirde umudu sınar ama asla söndüremez.

Çünkü Hatay’da kışın gelmesi demek;

Yeniden hatırlamak, yeniden dayanmak, yeniden umut etmek demektir. Tüm acıya rağmen ayağa kalkmaya çalışanların kenti olduğunu bir kez daha hatırlamaktır.

Ve belki de en çok şunu demektir kış:

‘’ Ben buradayım. Hala nefes alıyorum. Hala yaşıyorum.’’

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunları da okuyabilirsin

Hatay

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yapılan operasyonda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10 yıl ve 20 bin lira para cezası ile arandığı...

Hatay

Hatay’da hisseli taşınmazı olan binlerce kişi için kritik bir dönem başladı. Tapuda hissesi bulunan vatandaşların, ön alım hakkını (şufa) kaybetmemeleri için 90 günlük yasal...

Türkiye

Araç muayenesi için rekor teklif: Artık TÜVTÜRK yapmayacak! İşte ihaleyi kazanan şirket Araç muayene istasyonlarının özelleştirme ihalesinde 1. bölge için 830 milyon dolar, 2....

Hatay

Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), 7269 sayılı Afet Kanunu’nun 6. maddesine dayanarak yeni konteyner kentlerin kurulabilmesi amacıyla bazı özel mülklere geçici...

Copyright © Tüm hakları saklıdır. Webruw Soft

Exit mobile version