Hatay

Depremden Sonra Hatay’da Bayramlar

Eskiden bayram demek telaş demekti.

Eskiden bayram demek telaş demekti.

Evlerde sabahın erken saatlerinde başlayan bir hareketlilik, mutfaktan yükselen kömbe kokuları, kapı önlerinde biriken ayakkabılar, çocukların sabırsız bekleyişi…

Bayram, kalabalıktı.

Bayram, sesti.

Bayram, hayattı.

Şimdi ise…

Bayram, eksik

Çok eksik…

Depremden sonra hiçbir şey aynı kalmadı, evet. Ama en çok da bayramlar değişti. Çünkü bayram dediğimiz şey, sadece takvimde işaretli bir gün değildi; sevdiklerimizle tamamlanan bir duyguydu. Ve biz o duygunun en önemli parçalarını toprağa bıraktık.

Artık bazı kapılar çalınmayacak. Bazı sofralarda sandalyeler hep boş kalacak. Bazı anneler evladının, bazı evlatlar annesinin sesini duyamayacak.

Bayram sabahları eskiden neşeyle uyanırken, şimdi bir sessizlikle uyanıyoruz. İçimizde adını koyamadığımız bir burukluk, gözlerimizin kenarında bekleyen bir sızı…

Çünkü bayram geldiğinde, yokluk daha çok görünür olur.

Kalabalıkların içindeki eksiklik daha çok hissedilir.

Ama yine de…

Hayat garip bir şekilde devam etmeyi öğretir insana.

Depremden sonra öğrendik ki; birlikte olmanın değeri, kaybettikten sonra daha ağır bir yük gibi çöküyor omuzlarımıza.

Ve artık bayramlar, sadece kutlanan değil, aynı zamanda anılan günlere dönüşüyor.

Bir mezar başında geçirilen bayram sabahları var artık.

Bir fotoğrafa bakılarak edilen dualar….

Bir ‘’keşke’’nin içinde sıkışıp kalan cümleler…

Ama tüm acının içinde bile, bayramın bize fısıldadığı bir şey var:

‘’devem et.’’

Çünkü bayram sadece neşenin değil; dayanışmanın ve hatırlamanın da adıdır.

Belki eskisi gibi olmayacak hiçbir şey.

O eski kahkahalar geri gelmeyecek.

Ama biz, sevdiklerimizin hatırasını yaşatarak bayramı başka bir anlamla doldurmayı öğreneceğiz.

Bir çocuğun başını okşayarak,

Bir komşunun kapısını çalarak,

Birilerinin yüzünü güldürerek….

Çünkü artık biliyoruz:

Bayram sadece bizim yaşadığımız bir mutluluk değil; başkasına verdiğimiz bir umut.

Deprem bizden çok şey aldı.

Ama eğer izin verirsek, içimizdeki merhameti büyütmeyi de öğretebilir.

Bu yüzden…

Belki gözlerimiz dolarak, belki içimiz yanarak ama yine de birbirimize sarılarak geçireceğiz bayramları.

Eksik ama vazgeçmeden.

Yaralı ama ayakta.

Ve belki de ilk defa bu kadar derinden anlayarak: Bayram, sevdiklerimizle güzeldi….

Ama onları kaybettikten sonra da onları unutmadan yaşayabildiğimiz sürece anlamlı.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunları da okuyabilirsin

Hatay

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yapılan operasyonda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10 yıl ve 20 bin lira para cezası ile arandığı...

Türkiye

Araç muayenesi için rekor teklif: Artık TÜVTÜRK yapmayacak! İşte ihaleyi kazanan şirket Araç muayene istasyonlarının özelleştirme ihalesinde 1. bölge için 830 milyon dolar, 2....

Hatay

Hatay’da hisseli taşınmazı olan binlerce kişi için kritik bir dönem başladı. Tapuda hissesi bulunan vatandaşların, ön alım hakkını (şufa) kaybetmemeleri için 90 günlük yasal...

Hatay

Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), 7269 sayılı Afet Kanunu’nun 6. maddesine dayanarak yeni konteyner kentlerin kurulabilmesi amacıyla bazı özel mülklere geçici...

Copyright © Tüm hakları saklıdır. Webruw Soft

Exit mobile version