Sevgili okur, Son on yılın evlenme ve boşanma istatistiklerine bakınca, aslında hepimizin hayatına dokunan bir hikâyeyi görüyoruz. Belki siz de çevrenizde fark etmişsinizdir: düğünler...
Kartalkaya’da çıkan yangın bir kaza değildi. Bu cümleyi özellikle böyle kuruyorum. Çünkü bu ülkede bazı kelimeler bilerek yanlış kullanılıyor. ‘’Talihsizlik’’ deniyor, ‘’ihmal’’ deniliyor, ‘’olay’’...
Deprem, yalnızca binaları yıkmaz. Hatıraları, güven duygusunu, geleceğe dair kurulan cümleleri de enkazın altına bırakır. İnsan, yaşadığı felaketi kelimelere dökemediğinde susar; suskunluk uzadıkça acı...
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yemin töreni sırasında patlak veren yumruklu kavga, yalnızca ülke gündemini değil, dünya basınını da sarstı.
Takvim yaprakları kopuyor ama enkaz yerinde duruyor. Saatler geçiyor, günler geçiyor, yıllar geçiyor… ama ben hala buradayım. Soğuk betonun altında değil belki; ama onunla...
Çok ilginçtir ki, Nagehan Alçı depremzedelerin “para harcama reflekslerini” kaybettiklerini ve bu yüzden rehavete kapıldıklarını söyledi. Hataylı depremzedeleri “rehavetle” suçladı.