
Cumhuriyet Halk Partisi, uzun zamandır özlemini duyduğu bir şeye nihayet kavuştu: Sahici muhalefet. Sokakta, meydanda, halkla göz göze, laf değil mücadele eden bir siyaset. Ve bu dönüşümün başında, partinin yeni genel başkanı Özgür Özel var.
“Geçinemiyoruz” mitingleriyle başlayan bu yeni dönem, “Millet İradesine Sahip Çıkıyoruz” buluşmalarıyla daha da derinleşti. Artık CHP, yalnızca ekonomik taleplerin değil, demokrasinin de savunucusu bir halk hareketine dönüşüyor. Bu mitingler, yalnızca bir itiraz değil; bir yürüyüş, bir yeniden inşa süreci.
Ama bu yürüyüşe gölge düşürmek isteyenler de var. Üstelik o gölge, bir zamanlar bu partinin tepesinde oturan ve şimdi yeniden o koltuğu isteyen bir isme ait: Kemal Kılıçdaroğlu.
Yenilmiş Bir Liderin Geri Dönüş Arzusu
Hiçbir seçimi kazanamadan 13 yıl boyunca CHP’nin başında kalan Kılıçdaroğlu, 2023’te tarihi bir fırsatı elinin tersiyle iterek kaybetti.
Parti içindeki ve kamuoyundaki yoğun baskının ardından koltuğu bıraktı, ama siyaseti bırakmadı. Bugün yaptığı çıkışlarla, medya mesajlarıyla, kulislerdeki varlığıyla CHP’nin iç barometresini yeniden etkilemeye çalışıyor.
Oysa bu parti, daha birkaç ay önce “değişim” dedi.
O değişimi Özgür Özel temsil ediyor.
Ve bugün o değişim, toplumun geniş kesimlerinde umutla karşılık buluyor.
Saraçhane’de Kim Vardı?
Unutmayalım: Saraçhane süreci bu partinin liderlik sınavıydı. Ekrem İmamoğlu’na verilen ceza sonrası oluşan infial ortamında, Özgür Özel en önde yer aldı. O gün meydanda susanlar unutulmadı. Konuşanlar da unutulmadı.
Siyasette liderlik sadece makamla değil, kriz anında gösterilen refleksle ölçülür.
Ve o refleks, Özgür Özel’in liderliğini pekiştirdi.
Bu Gölge Kime Yarıyor?
Kılıçdaroğlu’nun yeniden siyaset sahnesine çıkma arzusu, ne yazık ki en çok iktidarın işine yarıyor. Çünkü iktidar şunu çok iyi biliyor:
Muhalefet kendi içinde parçalanırsa, umut dağılır.
CHP yeniden içe kapanırsa, meydanlar sessizleşir.
Değişim süreci zarar görürse, halk “bunlardan da bir şey olmaz” diyerek umudu bırakır.
Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun bugünkü duruşu, farkında olsun ya da olmasın, iktidara alan açıyor.
Bu çıkışlar, AKP’nin değil; CHP’nin içinde bir başka iktidarın peşinde yürüyen kişisel hırsların izdüşümüdür.
Geçmişle Gurur, Gelecekle Cesaret
Kimse Kılıçdaroğlu’nun siyasal tarihini inkâr etmiyor. O da bu partinin bir dönemidir. Ancak geçmiş, geleceğin önüne perde çekmeye kalktığında, artık bir değer değil bir engeldir.
Bugün halk yürümek istiyor.
Değişim isteyenler meydanda.
Parti örgütü daha güçlü, liderliği daha görünür istiyor.
CHP, gölgede siyaset yapacak bir parti değil artık.
Son Söz
Saygı başka, siyaset başka.
Kılıçdaroğlu’nun bu süreçte yapabileceği en onurlu şey, halkın açtığı yola saygı duymaktır.
O yol, Özgür Özel’in liderliğinde umutla ilerliyor.
Gölge etmeyin. Bu yol halkın yolu.










































