
Geceyi sabaha bağlayan güneş o tarihte bizim için hiç bir zaman olmayacak o güneş Hatay da doğmayacak. Çünkü Şubat’ın zemherisinde seher vakti…
Bir korku filmini anlatan tarih 6 Şubat 4.17 saniyeler içinde yok olan hayatların koskoca bir şehrin yerle bir olması. Evet yerle bir olması apartmanların çökmesi, enkaz yığınları.
Yan yatan binalar, çatlayan yollar, karanlıkta sokak ortasında koşan insanlar, ”sesimi duyan var mı?” cümlesinin bir hayat anlamı kazanması…
Her tarafa savrulmuş eşyalar, betonlar. Betonların altındaki cesetler..
Marketlere, mağazalara, girenler, hastanelere yaralı yetiştirmek isteyenler. ”-LER” eki çok fazla çünkü yaşadığımız korku çok fazla ve büyüktü.
Aradan üç yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ ilk günkü gibi yaşadığımız korku ve hiç bitmeyecek gibi olan endişe 6 Şubat…
“O sabah Hatay’da güneş doğmadı” değil, güneş bir daha eskisi gibi doğmamak üzere bulutların ardına saklandı. Aradan geçen üç yıla rağmen, her 6 Şubat gecesi saat 04:17’de aynı soğuk esiyor içimize.
Çünkü biz o gün sadece binaları değil, çocukluğumuzu, komşumuzu ve o tanıdık sokak kokusunu enkaz altında bıraktık.
Çünkü 6 Şubat’ta sadece binalar yıkılmadı; Hatay’da zaman dondu, akreple yelkovan o soğuk seher vaktinde birbirine küstü.
Artık ilerlemeyen bir zaman 04:17










































