Hatay – Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri sonrası Hatay’da hâlâ eğitimden sağlığa, konuttan ruh sağlığına dek ağır sorunlar yaşanıyor. Depremin ilk gününden bu yana bölgedeki eğitim altyapısı felç oldu. Eğitim Reformu Girişimi’nin verilerine göre, ildeki derslik sayısı deprem öncesi 14.724 iken şimdi 8.045’e geriledi; yani neredeyse yarısı kullanılamaz durumda. Yıkılan 210 okul için bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı’nca tek bir yeni bina yapılmadı; çocukların birçoğu konteyner okullarda ya da birleştirilmiş sınıflarda eğitim görüyor. CHP’li milletvekili Suat Özçağdaş’ın paylaştığı rakamlara göre Hatay’da 88 geçici prefabrik okul hayırsever desteğiyle kuruldu, yoksa bu sayı da olmayacaktı. Öğretmenler ise deprem sonrası sürekli göç, ikili eğitim ve psikolojik travmayla mücadele ediyor.
Sağlıkta durum kritik. Bianet’e konuşan Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz, “Sağlık hizmeti diye bir şey yoktu, eğitim zaten kayıp” sözleriyle bölgedeki çaresizliği özetledi. Resmi kayıtlara göre Hatay’da 100’ün üzerinde doktor ve 200’e yakın sağlıkçı hayatını kaybetti; binlerce sağlık çalışanı da istifa veya tayinle şehri terk etti. Kalan hekimler “tam gün mesai, barınma sorunu ve salgın hastalık tehlikesi” altında görev yapıyor. Özel hastanelerin kapanması, sürekli nöbet tutan doktorların tükenmişliği ve artan sağlık hizmeti talebi, bölgedeki sağlık krizini derinleştiriyor.
Konut krizi ise devam ediyor. Hatay Valiliği’nin verilerine göre depremden sonra oluşturulan 205 konteyner kentte 216 binden fazla insan barınıyor. Bir yıl önce hızlıca tamamlanması vaat edilen TOKİ konut projeleri aksadı: Deprem bölgesindeki ihalelerin %28’i henüz başlamadı, %38’i yarım kaldı. Bu arada bazı alanlarda tartışma yaratan adımlar atıldı. Defne ilçesindeki Tavla Mahallesi’nde yaklaşık 30 bin zeytin ağacının bulunduğu 100 dönümlük tarım arazisi, devlet tarafından acele kamulaştırılarak TOKİ’ye devredildi; uzmanlar bunun, depremzedelere konut yapılacağı iddiasıyla yapılan bir “rant yağması” olduğunu savunuyor. Hatay’da vatandaşlar, verilen vaatlerin yerine getirilmediğini ve yıkılan evlerinin yerine yenilerini alamadıklarını söylüyor.
Ruh sağlığı uzmanlarına göre, bölgedeki psikolojik yaralar da derin. Depremi yaşayanlar üzerinde yapılan saha çalışmasında katılımcıların %57’si yakınını, %78’i malını kaybettiğini bildirdi; ortaya çıkan travma skorları yüksekti. Kadınlar, önceden psikiyatrik sorunları olanlar ve yakın kaybı yaşayanlar en fazla etkilendi. Öğretmenler de günlük yaşamın belirsizliği ve travmatik dersane koşulları nedeniyle öğrencilerine destek olmaya çalışırken “psikososyal destek ihtiyacının yakıcı” olduğunu ifade ediyor. Uzmanlar, Hatay’da travma merkezli terapi ve sosyal destek programlarına daha fazla ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Hatay’da depremin üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen okullar yeniden inşa edilmedi, sağlık personeli sayısı azalırken altyapı tamir edilemedi ve kalıcı konut sorunları içinden çıkılmaz hâle geldi. Yaşanan bu çok yönlü kriz, hukukçuların ve yurttaşların tepkisini çekiyor; bazıları “hukuki kaos” ve “TOKİ mağdurları” kavramları kullanıyor. Depremzedeler, gelecek için hâlâ büyük bir kaygı taşıyor.