Hatay uzun zamandır ülkemizin gelir açısından en kırılgan bölgelerinden biri oldu. Deprem felaketinin ardından zaten zor olan yaşam koşulları, birçok aile için neredeyse dayanılmaz hale geldi. TÜİK’in verilerine göre, Türkiye genelinde halkın %39’u iki günde bir et, tavuk ya da balık tüketemiyor. Bu oranın Hatay gibi depremin derin iz bıraktığı illerde çok daha yüksek olduğunu sokakta yürürken dahi hissedebiliyoruz.
Bugün Hatay sokaklarında dolaşsanız, insanların yarısından fazlasının ay sonunu getirmekte zorlandığını görürsünüz. Kira, fatura, gıda masrafı… Her biri ayrı bir yük. İşte bu tablo karşısında devlet kurumları ve belediyeler, çeşitli yardım programları ile destek sunmaya çalışıyor. Ama bu yardımlar ne kadar yeterli, kimler faydalanabiliyor, nereden başvuruluyor? Gelin birlikte bakalım.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yürüttüğü Türkiye Aile Destek Programı, muhtaç durumdaki ailelere her ay belli bir miktar para yatırıyor. Başvurular e-Devlet üzerinden ya da ilçe müdürlüklerine yapılıyor. Ailedeki kişi sayısı ve çocuk durumu, yardım miktarını etkiliyor.
Ramazan ve Kurban Bayramı dönemlerinde belediyeler de devreye giriyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin “Bu Ramazan Sensiz Olmaz” gibi kampanyalarla hem gıda kolisi hem de nakit desteği sunduğu biliniyor. Yılda bir ya da iki kez yapılan bu yardımlar için fakirlik belgesi gibi evraklar isteniyor.
Engelli ve yaşlı yurttaşlara da devlet eliyle maaş bağlanıyor. Evde bakım hizmeti ise, durumu ağır olanlar için ciddi bir can simidi. Ancak her başvuru uzun prosedürlerle ilerliyor; bazen en temel ihtiyaç için bile aylarca beklenmek zorunda kalınıyor.
Belki de en pratik yardım modeli Hatay Halk Kart. İhtiyaç sahiplerinin bu karta yüklenen parayla zincir marketlerden alışveriş yapmasına imkân tanınıyor. Belediyenin sosyal hizmet birimine ya da 153 hattına başvurular alınıyor. Bunun dışında, Kızılay ve çeşitli STK’lar da “Vakıf Kart” gibi projelerle katkı sunuyor.
Gıda kolileri ise özellikle konteyner kentlerde yaşayan vatandaşlar için vazgeçilmez. Sosyal marketler, kıyafet yardımları ve kırtasiye destekleri de var ama yine ulaşım ve dağıtım sıkıntısı en büyük engel.
Kira Yardımı: Vardı, Bitti
Depremden sonra AFAD’ın verdiği kira yardımı bir süreliğine kiracıların nefes almasını sağladı. Ancak 2024 Haziran itibarıyla bu destek sona erdi. Oysa bugün bile kiralar 10-15 bin lira arasında değişiyor ve birçok aile hâlâ tek bir konteynerde yaşamaya devam ediyor.
Bu kesintiler, adres güncellemesi yapmayanlara yardımın kesilmesi gibi uygulamalarla daha da karmaşık hale geldi. Bazı aileler yardımın neden kesildiğini dahi anlayamadı. Bu süreçte yaşanan iletişim eksikliği ve bilgi kirliliği, vatandaşın yükünü daha da ağırlaştırdı.
AFAD’ın sorumsuzca davranışı, net ve doğrudan bilgi aktarmaktaki problemi bilgi kirliliğine fazlasıyla sebep olan en temel davranışlardan biri…
Çocuklu aileler için doğum parası, okul dönemi yardımları ve burs destekleri sürüyor. UNICEF işbirliğiyle yürütülen “Erken Çocukluk Gelişimi” projesi ise annelere ve bebeklere psikososyal destek sunmayı hedefliyor. Aynı şekilde, yaşlı ve engelli vatandaşlara evde bakım, temizlik, fizik tedavi ve medikal malzeme desteği gibi hizmetler veriliyor.
Ama Yeter mi?
Elbette yapılan çok şey var. Bugün Hatay’da hâlâ yardımın yolunu bilmeyen binlerce aile var. E-devlet başvurusunu yapamayan yaşlılar, form doldurmayı bilmeyen yurttaşlar, belgelerini eksik getirdi diye yardım alamayan depremzedeler… Sistemin bu karmaşıklığı içinde, en çok ihtiyaç sahibi olanlar çoğu zaman en geride kalıyor.
Bir vatandaşın dediği gibi:
“Bu yoklukta 5 bin lira bile nefes aldırıyordu.”
Başka biri ise şöyle diyor:
“Kiralar 15 bin lira, biz hâlâ 10 kişi tek konteynerdeyiz.”
Bu sözler gerçeğin ta kendisi. Yapılan yardımlar kıymetli, ancak ne yazık ki yeterli değil. Daha fazla kaynak, daha iyi bilgilendirme, daha adil bir dağıtım şart.
Son Söz
Bugün Hatay’da verilen her kuruşluk yardım, her gıda kolisi bir ailenin sofrasına umut oluyor. Ancak unutmayalım: Bu yardımları hakkıyla ulaştırmak, başvuru süreçlerini sadeleştirmek ve özellikle dezavantajlı gruplara öncelik vermek, asli görevdir. Hatay’da bir çocuk bir gün fazla tok yatabiliyorsa, o gün hepimiz için bir kazançtır.
Ama bence çok daha önemli bir şey var ise o da; Kurumların halkı doğrudan ve detaylı bir biçimde interaktif olarak bilgilendirebilmesi…
Kalın sağlıcakla.