Bazı şehirler yalnızca yerle bir olmaz…
Umudu da yıkılır, sesi de kısılır.
6 Şubat 2023 sabahı, Antakya yalnızca binalarını değil; hafızasını, çocuklarının gözündeki ışığı, yaşlılarının elindeki dua tespihini de toprağa verdi.
Ama bazı şehirler vardır ki, küllerinden doğmayı bilir.
Ve o şehir, yeniden yürümeye karar verdiğinde ilk adımı “ray” olur.
İkinci adımıysa “gelecek”tir.
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk geçtiğimiz günlerde öyle bir açıklama yaptı ki; sadece bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda bir duygu inşası sundu bu şehre.
Topboğazı’na kadar uzanacak raylı sistem için fizibilite çalışmalarının başladığını ve ilgili bakanlıklarla görüşülerek kısa sürede uygulamaya geçileceğini söyledi.
Bu, betonun değil; hareketin, bağın, nefesin habercisi.
Bir şehir ray döşemeye karar verirse, bilin ki artık ayağa kalkmıştır.
Ama esas dikkat çeken, yalnızca ray değil…
Bir vizyondu.
Hatay Expo alanlarına harcanan 11 milyon dolarlık yatırımın, “ölü yatırım” olarak kalmasının ardından, bu alanın yeniden canlandırılması için çok güzel bir kararı kamuoyuna sundu:
Kırıkhan’da yatırım yapan Roketsan’ın kuracağı tesis birçok alanda şehrimize ivme kazandıracağı dev bir projenin izinde Expo alanına vakıf üniversitesi kurulacağını ve çocukların hayallerini büyütmek, onlara bilimle yol açmak istediklerini ifade etti.
Vakıf üniversitesiyle, raylı sistemle, bilimin kalbiyle…
Expo alanı çiçek yetiştiremedi belki, ama çocuk yetiştirebilir.
Yeter ki biz toprağa doğru tohumu atalım.
Yeter ki bu sefer yalnızca beton değil; insan da inşa edilsin.
Bu kararın içinde şu cümle saklı:
“Geleceğin nesillerini, deprem sonrası hayata küsmüş şehirlerin bağrından çıkaracağız.”
İşte bu, bir başkanın değil; bir şehrin yeniden doğma manifestosu.
Raylı sistem sadece ulaşım değildir.
Gidecek bir yerin olduğunu, ulaşılacak bir umudun kaldığını söyler insana.
Vakıf üniversitesi yalnızca bina değildir.
Bir çocuğun “ben yapabilirim” deme hakkıdır.
Ve bir toplumun kendine inandığı yerden yeniden başlamasıdır.
Antakya’nın en çok ihtiyacı olan şey belki de budur: Yapılabilir olduğuna inanmak.
Şimdi yapılacak şey; sadece bu projeleri hayata geçirmek değil, aynı zamanda halkla birlikte onları yaşatmak.
Her bir ray hattı, bir mahallenin rüyasına dokunsun.
Her bir sınıf, bir çocuğun suskunluğunu çözsün.
Böylesi yatırımların kıymeti, yalnızca istihdamla değil; bir toplumun yeniden kendine inanmasıyla ölçülür.
Yüz yılın felaketini yaşadı bu şehir…
Ama şimdi belki de gelecek yüzyılların umudu olmak için yola çıkıyor.
Hatay ayağa kalkıyor.
Ve bu sefer yalnızca taşla değil…
Umutla.