Connect with us

Hi, what are you looking for?

Hatay

”Silah Bıraktılar mı, Sadece Laf mı Ettiler?”

PKK’nın silah bıraktığını duyduk. Birileri umutlanıyor, birileri susuyor, birileri de alkış tutuyor. Ama biz, geçmişin karanlık tecrübelerini unutmayanlar olarak soruyoruz: Gerçekten mi? Yoksa bu sadece yeni bir oyunun, yeni bir maskenin başlangıcı mı?

Geçmişte “çözüm süreci” dediler. Habur’da tören yaptılar, dağdan ineni alkışladılar. Ne oldu? Sonuç: Şehir savaşları, hendek terörü, binlerce can. Şimdi yine benzer cümleler, benzer manşetler… Öcalan’ın çağrısı üzerine PKK fesih kararı almış, silahlar susturulmuş. Ne tesadüf ki bu karar, tam da bölgesel dengelerin değiştiği, ABD’nin bölgeden çekilme sinyali verdiği, Türkiye’nin kararlılıkla sınır ötesinde bastırdığı bir döneme denk geliyor.

Ama soralım: Bu örgüt gerçekten bitti mi? Silahlarını teslim mi etti? Yoksa sadece ismini değiştirip, başka bir kılıfla başka bir zeminde yeniden mi örgütleniyor? Bu millet geçmişte çok gördü “terörü bırakıyoruz” diyenleri… Bırakmak bir yana, yeni stratejilerle devleti kandırmaya çalışanları.

Ve şimdi bizden “umutlu olmamızı” bekliyorlar. Ama biz o umudu, kucağında oğlunun tabutuna sarılan annelerin gözyaşlarında çoktan boğduk. Şehit cenazelerinde bastonuna yaslanıp “Vatan sağ olsun” diyen babaların bakışlarında bir daha bulamadık. Çünkü onlar her defasında “artık son olsun” dediler. Ama son olmadı. Her ateşkesin ardından, yeni bir mezar taşı daha dikildi bu toprağa.

Şimdi sormak lazım: Hangi silah bırakmadan söz ediyorsunuz? Oğlunu toprağa veren bir anneye, “Terör bitti” diyebilecek kadar vicdanınız rahat mı? Şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu vatan toprağında, eli kanlı bir örgütün kongre kararlarıyla güven mi inşa edeceğiz?

Türk milleti sağduyuludur, ama aynı zamanda hafızası güçlüdür. PKK’nın geçmişte defalarca “ateşkes” adı altında zaman kazandığını, yeniden silahlandığını, şehirleri mayın tarlasına çevirdiğini unutmadık. Bugün “silah bırakıyoruz” diyenlerin, yarın “şartlar değişti” diyerek yeniden sahneye çıkmayacağının garantisi yoktur.

Bu süreçte dikkat edilmesi gereken şey; süslü açıklamalar, kongre kararları ya da medya algısı değil, sahadaki gerçekliktir. Silahlar gerçekten susmuşsa, bu sadece dağda değil; şehirde, sınır ötesinde ve hatta sosyal medyada da hissedilir. Aksi takdirde bu süreç, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kandırmaya yönelik yeni bir psikolojik harekâtın parçası olmaktan öteye geçemez.

Bu millet affeder ama unutmaz. Unutanlar, her baharda yeniden yeşeren o mezar taşlarına baksın. Unutanlar, hâlâ evladının kamuflajını koklayan annelerin elini öpemeyecek kadar acizdir. Bu yüzden barış, lafla değil; hesap vererek, hakikatle ve samimiyetle sağlanır.

Barış istiyorsak, önce sahici teslimiyet, sonra gerçek yüzleşme gerekir. Lafla değil, samimiyetle. Çünkü bu topraklar; kandırılanların değil, kanını verenlerin vatanıdır.

 

İmza: Bir Türk evladı – 12 Mayıs 2025

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunları da okuyabilirsin

Hatay

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yapılan operasyonda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10 yıl ve 20 bin lira para cezası ile arandığı...

Hatay

Hatay’da hisseli taşınmazı olan binlerce kişi için kritik bir dönem başladı. Tapuda hissesi bulunan vatandaşların, ön alım hakkını (şufa) kaybetmemeleri için 90 günlük yasal...

Türkiye

Araç muayenesi için rekor teklif: Artık TÜVTÜRK yapmayacak! İşte ihaleyi kazanan şirket Araç muayene istasyonlarının özelleştirme ihalesinde 1. bölge için 830 milyon dolar, 2....

Hatay

Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), 7269 sayılı Afet Kanunu’nun 6. maddesine dayanarak yeni konteyner kentlerin kurulabilmesi amacıyla bazı özel mülklere geçici...