Samandağ Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında bir basın açıklaması düzenleyerek, kadın cinayetlerine, devletin cezasızlık politikasına ve artan şüpheli ölümlere dikkat çekti.
Açıklamada, Mirabal Kardeşler’in diktatörlüğe karşı direnişinin anıldığı bugünde, onların mirasını sahiplendikleri vurgulanarak, “Patriarkaya, sömürüye, erkek şiddetine ve devletin cezasızlık politikasına karşı sözümüzü yükseltmek için buradayız” denildi.
“Failler Değil, Kadınlar Korunmalı”
Yapılan açıklamada, 2024 yılında en az 394, 2025 yılında ise en az 250 kadının erkekler tarafından katledildiği aktarılarak, son dönemde şüpheli kadın ölümlerindeki artışa vurgu yapıldı. Kadınların şikayet etmelerine rağmen korunmadığı, faillerin ise mahkemelerde “tahrik” ve “iyi hal” indirimleriyle ödüllendirildiği ifade edilerek, “Failleri değil kadınları koruyun” çağrısında bulunuldu.
“Aile Yılı” İlanı ve Gerçekler
2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesine rağmen, bu yıl en az 500 kadının öldürüldüğü, 287 kadının ölümünün ise şüpheli olduğu kaydedildi. Öldürülen kadınların %69’unun evinde, %81’inin ise partneri veya eski eşi tarafından hayatına son verildiği paylaşılan açıklamada, “Sadece evlerde değil, kadınlar çalışma alanlarında da öldürülür” ifadesi kullanıldı. Dilovası’nda hayatını kaybeden 6 kadın örnek gösterilerek, kadın emeğinin güvencesiz koşullarda sömürüldüğüne dikkat çekildi.
“Kadınlara Günlük 51 Kuruş mu?”
Kadınların güçlendirilmesi için ayrılan bütçenin sembolik kaldığı eleştirilerek, “Bir kadına günlük sadece 51 kuruş düşüyor. Evet, yanlış duymadınız: 51 kuruş!” denildi. Açıklamada, kadınların işyerlerinde düşük ücretlerle sömürüldüğü, eve geldiklerinde ise ikinci bir mesaiye mahkum edildiği ve “Kadının yeri evidir” söylemiyle sosyal hayattan uzaklaştırılmak istendiği ifade edildi.
Uluslararası Dayanışma ve Öfke
Suriye’de ve diğer bölgelerdeki kadınların yaşadığı taciz, tecavüz ve şiddete de değinilerek, “Erkek egemen sistem, kadın bedenini savaşın ganimeti sayıyor” denildi. Bu zulmün sadece bir coğrafyayla sınırlı olmadığı, Ézidi, Süryani, Hristiyan, Kürt ve Ermeni kadınların da aynı zulmü yaşadığı kaydedildi. “Bu katliama sessizlik sürdükçe öfkemiz daha da büyüyor!” ifadesiyle uluslararası dayanışma mesajı verildi.
Açıklama, “Eşit ve özgür bir dünya”, “emeğimiz, bedenimiz ve yaşamımız üzerindeki her türlü tahakkümü yıkmak” ve “dayanışmayı büyütmek” sözüyle tamamlandı. “Kadınlar Sokağa, Özgürleşmeye!” ve “Aile Değil Kadınız! Kadınlar İsyandayız!” sloganlarıyla seslenen platform, kadın mücadelesinin her alanda büyüyeceğini ilan etti.