Hatay

PKK Silah Bıraktı: Tarihi Dönüm Noktası mı, Stratejik Geri Çekilme mi?

Kürt meselesinde kırk yılı aşkın süredir Türkiye’nin iç siyasetini, güvenliğini ve toplumsal yapısını etkileyen en önemli başlıklardan biri olan PKK sorunu, tarihi bir açıklamayla yeni bir evreye girdi. PKK’nın üst düzey yöneticilerinden oluşan heyet, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla örgütün silahlı mücadeleyi sonlandıracağını ve kendisini feshedeceğini duyurdu. Açıklama, hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda geniş yankı uyandırdı.

 

PKK’nın Avrupa’daki siyasi temsilcileri üzerinden duyurulan bildiride, “Kürdistan İşçi Partisi’nin tarihi misyonu tamamlanmış, silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. Halklarımızın demokratik taleplerini siyaset yoluyla sürdürmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadeleri yer aldı.

Açıklamada ayrıca, örgütün yapısal olarak tasfiye sürecine gireceği ve bu sürecin bağımsız gözlemciler eşliğinde yürütüleceği belirtildi. Bu açıklama, örgütün tarihinde ilk kez bu kadar net ve geri dönüşsüz bir “silah bırakma” mesajı vermesi açısından önem taşıyor.

Uzmanlar, bu gelişmenin yalnızca Türkiye açısından değil, dünyadaki silahlı örgütlerin dönüşüm süreci açısından da önemli bir örnek teşkil edebileceğini belirtiyor. İngiltere’de IRA, Kolombiya’da FARC gibi örgütler, uzun yıllar süren çatışmaların ardından silah bırakarak siyasallaşmayı tercih etmişti.

IRA, 1998’deki Hayırlı Cuma Anlaşması ile silahlı mücadeleyi terk etmiş ve siyasi kolu Sinn Féin üzerinden demokratik sürece entegre olmuştu. IRA, 1919’da İrlanda’nın Birleşik Krallık’tan bağımsızlığı için kuruldu. 1969‘da Kuzey İrlanda’daki mezhepsel çatışmaların (Protestan-Britanyalılar vs. Katolik-İrlandalılar) şiddetlenmesiyle Geçici IRA (PIRA) ortaya çıktı. Hedefi, Kuzey İrlanda’yı Birleşik Krallık’tan ayırıp İrlanda Cumhuriyeti ile birleştirmekti. Hayırlı Cuma Anlaşması sonucunda;

  • Kuzey İrlanda, kendi meclisine sahip olacak ve İrlanda-İngiltere arasında iş birliği artırılacak.

  • IRA dahil tüm paramiliter gruplar silahları bırakacak.

  • Mahkûmların şartlı tahliyesi ve polis reformu.

  • Halkın gelecekte Birleşik İrlanda veya Birleşik Krallık lehine referandum hakkı.

FARC, 2016 yılında Kolombiya hükümeti ile yaptığı barış anlaşması sonrası silah bırakıp siyasi partiye dönüşmüştü.  FARC, 1964’te Kolombiya Komünist Partisi’nin silahlı kolu olarak kuruldu. Temel hedefi, toprak reformu, sosyal adalet ve hükümetin “sömürücü elitlerle iş birliği” yaptığını iddia ederek silahlı mücadele başlattı.

  • 2017’de FARC resmen silah bıraktı ve çoğu gerilla sivilleşti.

  • 2022’de FARC’ın siyasi partisi, Kongre’de 10 sandalye kazandı.

  • Şiddet olayları ve ölümler önemli ölçüde azaldı.

PKK’nın açıklaması, benzer bir sürecin başlangıcı olarak okunuyor. Ancak bu örneklerin aksine Türkiye’de henüz resmi bir barış anlaşması ya da karşılıklı taahhüt içeren bir metin bulunmuyor.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak kulislerde, devletin güvenlik ve istihbarat birimlerinin gelişmeyi “temkinli bir iyimserlikle” izlediği ifade ediliyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yakın kaynaklar, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin kırmızı çizgileri bellidir: Silahların tamamen bırakılması, terörün tüm unsurlarıyla ortadan kalkması ve devletin bütünlüğüne yönelik tehditlerin sona ermesi” görüşünü dile getiriyor. Hükümetin, PKK’nın açıklamasını somut adımlarla takip edip etmeyeceğini görmek isteyeceği belirtiliyor.

 

PKK’nın silah bırakacağını ilan etmesi, uzun yıllardır süregelen çatışmanın sonlanması için tarihi bir kapı aralıyor. Ancak bu kapının açık kalabilmesi için hem devletin hem toplumun yapıcı, kapsayıcı ve akılcı politikalar üretmesi gerekiyor. Silahların susması sadece bir ilk adım; kalıcı barış ise uzun soluklu bir demokratikleşme ve uzlaşma süreciyle mümkün olabilir.

Ancak başka bir pencere daha var ki;

PKK ile SDG (ya da daha yaygın adıyla YPG/PYD eksenli Suriye Demokratik Güçleri) arasındaki en temel bağ, her iki yapının da “demokratik konfederalizm” fikrini savunan ortak bir ideolojik çatı altında örgütlenmiş olmasıdır. Uzun yıllardır PKK, Suriye’deki PYD’ye — dolayısıyla SDG’nin hem siyasi hem de askeri kanadına — strateji, eğitim ve lojistik açıdan destek vermekteydi. PKK’nın merkezî talimatla silah bırakma ve feshi, SDG’nin de doğrudan kanaat önderi konumundaki bu merkezden talimat almasını zayıflatabilir.

Türkiye, Suriye’de SDG’yi hâlen PKK’nın uzantısı olarak görüyor ve bu nedenle sınır hattında hem askeri hem siyasi baskı uygulamaya devam ediyor. PKK’nın kendi topraklarındaki silahlı varlığını tamamen sonlandırması, Ankara’nın SDG’ye yönelik gerekçelendirmesini kırmaya yönelik ilk adım olarak yorumlanabilir. Eğer SDG, PKK’dan bağımsızlaşma sinyalleri verirse, Türkiye–ABD ilişkilerinde SDG’nin meşruiyetine dair pazarlık masasında SDG lehine yeni dengeler kurulabilir.

SDG, IŞİD’e karşı yürütülen koalisyon operasyonlarında bir numaralı sahadaki aktör olduğundan, ABD ve müttefikleriyle güçlü bir iş birliği sürdürüyor. PKK’nın Türkiye’de silah bırakması, bu bağlamda SDG’nin “terör örgütü” damgasından kısmen kurtulma fırsatı sunabilir; zira Washington, SDG’ye silah ve eğitim desteğini “geçici ortaklık” ekseninden çıkarıp daha resmî bir güvenlik ortaklığına dönüştürebilir.

SDG’nin kontrolündeki kuzeydoğu Suriye kantonlarında hâlihazırda işletilen öz-yönetim mekanizmaları, PKK’nın talimatlarıyla şekillendi. PKK’nın feshi sürecinde, bu kantonlardaki yapıların “yerel muhtarlar ve sivil meclisler” aracılığıyla daha bağımsız ve şeffaf hale gelmesi istenebilir. Böylece SDG, hem bölge halkının hem de uluslararası toplumun gözünde “gerçek bir yerel özerklik modeli” olarak tanınma şansı yakalayabilir.

Sonuç itibariyle, PKK’nın silah bırakıp feshedilmesi, Suriye’deki SDG için hem stratejik hem de politik bir dönüm noktası olabilir. Ankara’nın taleplerine zemin hazırlarken, Washington’un bölgedeki “istikrar ve güvenlik ortağı” olarak SDG’ye bakışını da yeniden tanımlama baskısı yaratacaktır. Bu süreç, SDG’nin hem askeri varlığını hem de yerel yönetim modelini “PKK’dan bağımsız” şekilde sürdürme kapasitesine bağlı olarak ilerleyecek.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunları da okuyabilirsin

Hatay

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yapılan operasyonda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10 yıl ve 20 bin lira para cezası ile arandığı...

Hatay

Hatay’da hisseli taşınmazı olan binlerce kişi için kritik bir dönem başladı. Tapuda hissesi bulunan vatandaşların, ön alım hakkını (şufa) kaybetmemeleri için 90 günlük yasal...

Türkiye

Araç muayenesi için rekor teklif: Artık TÜVTÜRK yapmayacak! İşte ihaleyi kazanan şirket Araç muayene istasyonlarının özelleştirme ihalesinde 1. bölge için 830 milyon dolar, 2....

Hatay

Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), 7269 sayılı Afet Kanunu’nun 6. maddesine dayanarak yeni konteyner kentlerin kurulabilmesi amacıyla bazı özel mülklere geçici...

Copyright © Tüm hakları saklıdır. Webruw Soft

Exit mobile version