Hatay’ın Serinyol Mahallesi’nde Mor Dayanışma Derneği üyeleri, Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) lideri Ebu Muhammed el-Colani’nin Türkiye’ye gelmesini protesto etti. Dernek adına açıklamayı Liman Eski okudu.
Açıklamada, HTŞ’nin Suriye’de kadınlara, Alevilere ve farklı etnik-mezhepsel kimliklere yönelik sistematik şiddet politikaları uyguladığı vurgulandı. Liman Eski, şu ifadeleri kullandı:
“Suriye’de 8 Aralık 2024 tarihinde Baas rejiminin devrilmesinin ardından iktidarı ele geçiren cihatçı HTŞ yönetimi, Alevilere yönelik katliamlarını ve kadın düşmanı politikalarını giderek artırıyor. Her gün yeni bir kadının kaçırıldığı haberleri geliyor. Suriye halklarına yönelik soykırım politikaları dünyanın gözü önünde yükseliyor.”
Suriye’de kurulan yeni düzenin tekçi ve mezhepçi bir anlayışla şekillendirildiğini belirten Eski, HTŞ’yi geçmişte IŞİD’in yaptığı katliamlarla tanıdıklarını vurguladı:
“HTŞ’yi, Ezidi Kürt kadınlarına yönelik uyguladıkları vahşetten tanıyoruz. Bugün de aynı şeyi yapıyorlar: Suriye’deki kız kardeşlerimizi kaçırıyor, öldürüyorlar. Kadınların bedeni savaş alanına çevriliyor, ganimet olarak görülüyor. Oysa kadınlar bu topraklarda her zaman barışın sesi olmuştur.”
“Cihatçılarla Barışmayız!”
Açıklamada, kadınların örgütlü mücadelesinin önemine dikkat çekilirken, şu çağrılar yapıldı:
- “Cihatçılarla barışmayız!”
- “Tecavüzcü HTŞ ve çeteleriyle barışmayız!”
- “Alevilere ve Alevi kadınlara soykırım uygulayanlarla barışmayız!”
Suriye’deki kadınlara da seslenen Mor Dayanışma Derneği, Suriyeli kadınların yalnız olmadığını vurguladı:
“Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar yüzyıllardır bu topraklarda yaşıyor. Soruyoruz: Asıl Türkmen, Özbek, Çeçen çeteleri orada ne arıyor?”
Türkiye’ye Çağrı: “Colani ile Görüşmeyin!”
Mor Dayanışma, açıklamasının sonunda Türkiye devletine de çağrıda bulundu:
“Alevi katliamlarını engelleyin! Alevileri katleden Colani ile görüşmeyin! Alevi kadınlarını kaçıranlarla aynı masaya oturmayın!”
Kadın dayanışmasının gücüne vurgu yapan Eski, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Bizler de en az oradaki kadınlar kadar kaygılıyız. Ama yalnız değiliz! Birlikteyiz, örgütlüyüz, güçlüyüz!”