Connect with us

Hi, what are you looking for?

Hatay

Hatay Yerel Basınının Krizi: Kurumsallık, Güven, Finansman

Bugün Hatay’da elbette önceliklerimiz şehrin kalkınması ve Hataylılar olarak bizler de dahil olmak üzere sosyolojik, kültürel ve psikolojik iyileşmemizdir.

Ancak tüm bunların gerçekleşmesinin de bir yolu herkesin mesleğini yapması…

Neticede vatanının en iyi seven, mesleğini en iyi yapandır demiş Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk…

Şimdi gelelim bizim mesleğe…

Gazetecilik…

Genel anlamda bir gazetecilik tanımı yapıp kimseyi sıkmayacağım ama gazeteciliğin tanımsal karşılığı konusunda hala hemfikir olduğumuz söylenemez…

Kavramsal tanımında hemfikir olmadığımız yetmiyormuş gibi hala gazetecilerin veya gazetelerin finans modelleri üzerinde de net bir anlayış hakim değil…

Bugün Hatay’da yaşayan herkes Hatay yerel basının özgür, sansürsüz ve doğru bir habercilik yapmasını istiyordur.

Herkes istiyor istemesine de bu herkesin kaliteli bir döner yeme, kaliteli bir araba alma ve kaliteli bir evde oturma isteği ile paralel hatta bu isteklerden daha da önemli sonuçlar doğurabilecek bir talep…

Bugün doğru ve güvenilir gazeteciliğin temel unsurlarından biri kurumsal bir basın yapısında olunması.

Nedir bu kurumsal yapı?

Bir gazete içerisinde editörü, muhabiri, kameramanı, yazı işleri müdürü ve mümkünse bir genel yayın yönetmeni olmalıdır. Yeni nesil dijital gazetecilikte de bu durum bu şekilde gerçekleşmelidir ki, bilginin güvenilirliği, aktarılan haberin doğruluğu ehemmiyet kazansın…

Ekranlarda görüyoruz, youtube kanalları hep gazetecinin adı ile açılıyor. Kurumsal bir kimlikten ziyade bireysel bir kimliğin ön plana çıkarılmasıyla kurumsallık oluşturulmaya çalışılıyor ve bu durum ne kadar da özgür yayıncılık olarak lanse edilsede, sektörel anlamda gazeteciliği zaman içinde öldürmektedir.

Mesela Hatay yerel basının kurumsal gazeteleri hangileridir? Yayın politikaları var mıdır? Gazetelerin çatıları altında kimler ne işler yapmaktadır?

Bunların hepsi bize doğru ve güvenilir bilgi için ipuçları verebilir…

Bugün kurumsal gazeteciliğin sektörel olarak çökmesi ile halk, özellikle instagram sayfalarının gazetecilik faaliyeti yaptıklarını düşünmektedir.

Bu durum çokça dezenformasyon, yalan bilgi ve tabi adamcılığı da beraberinde getirmektedir.

Hal böyle olunca, gazetecilik mesleği zaman içinde güvenirliğini kaybetmiş, mesleki prestijinden olmuş ve halk kirli bilgi ile doğruları göremez hale gelmiştir.

Ancak öte yandan dönüp kurumsal gazetecilik yapmaya çalışan gazetelere baktığımızda ise özellikle Hatay’da depremden sonra gazetelerin finansal anlamda ayakta kalamadıklarını, ayakta kalabilmek için modelsiz bir finans yolu benimsediklerini de görmekteyiz.

Bu durum gazeteleri ister istemez bir propaganda aracı haline de getirmektedir.

Zaten bu durum finansal anlamda bir modeli olmayan veya kurumsal yapısı sektör tarafından desteklenmeyen gazetelerin ve gazetecilerin kaderidir.

Bununla berber haberi tüm detaylarıyla girmeniz artık yetmiyor, yaşanan olaya tıpkı bir partili gibi tepki vermeniz bekleniyor.

Üstelik bu tepkiyi kurumsal bir dilde yapmanız isteniyor…

Çünkü sektörel bir çöküş neticesinde gazetecilik mesleği yerine doldurulmaya çalışılan anlayış daha çok fanatik bir dilde yapılan propagandavari bir tutumdur.

Bu tutum sürdürülebilir bir tutum da değildir üstelik…

Hatay yerel basınında ciddi finansal problemler yer almaktadır. Bu finansal problemler bilgiye ulaşmanın, doğruyu zamanında verebilmenin ve kamuoyunu aydınlatıcı içerikler üretebilmenin de önünü kesmektedir.

Ve daha da acısı bu yaşanan sektörel çöküşün analizini yapabilecek, kalkınmak adına sektörel bir girişimde bulunarak kurumsal gazetecilik yapan gazeteleri bir çatı altında fikir alışverişleri ve çalıştayları yapabilecek herhangi bir Sivil Toplum Kuruluşu veya buna gönüllü bir anlayış bulmak maalesef mümkün görünmüyor.

Bugün hala gazeteler ağırlıklı olarak finansal kazançlarını reklam gelirleri üzerine kurmuşlardır. Ya gazeteye ki bu artık haber sitesi, reklam almak zorundalar ya da yan dallarda uğraştıkları başka işler olmalı gelir sağlayan…

Aslında konu çok daha detaylı…

Burada okuyucuya da görev düşmektedir…

Okuyucu doğru ve güvenilir bilgi arayışında olmalı ve sosyal medyanın hızı ile hareket etmemelidir. Doğru haber, güvenilir haber veya bilgilendirici içerikleri kişilerden veya sosyal medya sayfalarından değil, kurumsal yapıdaki haber siteleri veya gazetelerden edinmeyi bir alışkanlık haline getirmelidir.

Aslında eskiden büyüklerimiz nasıl ki gidip gazete bayilerinden gazete satın alıp her sabah kahve eşliğinde okuyorlarsa, aynı şekilde bugün telefonlarımızda ve bilgisayarlarımızda haber sitelerini açmalı, okumalı ve hatta dijital gazeteciliğin bir parçası olmalıdır..

Dijital gazeteciliğin parçası olma durumu ise bambaşka bir başlık ve ileriki günlerde bu konuya da değineceğim…

Elbette sosyal medya sayfaları takip edilmesin vs demiyorum ancak teyitsiz bilginin yarattığı dezenformasyon ve kirlilikten korunmanın tek yolu da kurumsal yapıya güvenmektir, kurumsal gazeteciliği desteklemektir.

Hatay yerel basını bugün kabul etse de etmesede, Hataylı vatandaşlar bilgiyi çoğunlukla sosyal medya sayfalarından alıyor. Bu durum Hatay yerel basını için bence bir alarm seviyesidir.

Hatay yerel basını toparlanmak adına sorunlarıyla yüzleşmeli, var olan gerçekliği kabul etmeli ve bir an önce bir araya gelerek, kalkınma adına çalışmalar yapmaya başlamalıdır.

Ama benim daha da öncelik verdiğim bir başka öneri var ve o; Gençlerin basın sektörüne yeniden dahil edilmesi, şehirdeki İletişim Fakültesi ile iletişim halinde olunup, sektöre yeni nesil genç gazetecilerin kazandırılmasıdır…

Zira;

Basını güçlü olmayan bir şehrin güçlü olması pek mümkün değildir…

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunları da okuyabilirsin

Hatay

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yapılan operasyonda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10 yıl ve 20 bin lira para cezası ile arandığı...

Hatay

Hatay’da hisseli taşınmazı olan binlerce kişi için kritik bir dönem başladı. Tapuda hissesi bulunan vatandaşların, ön alım hakkını (şufa) kaybetmemeleri için 90 günlük yasal...

Türkiye

Araç muayenesi için rekor teklif: Artık TÜVTÜRK yapmayacak! İşte ihaleyi kazanan şirket Araç muayene istasyonlarının özelleştirme ihalesinde 1. bölge için 830 milyon dolar, 2....

Hatay

Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), 7269 sayılı Afet Kanunu’nun 6. maddesine dayanarak yeni konteyner kentlerin kurulabilmesi amacıyla bazı özel mülklere geçici...