Ramazan ayı yaklaşırken Türkiye’de gıda enflasyonu, hem tüketicilerin hem de üreticilerin gündemini belirleyen en kritik başlıklardan biri haline geliyor. Ocak 2026 itibarıyla gıda fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31,7 oranında artış gösterirken, bu yükseliş özellikle sebze, et ve süt ürünlerinde yoğunlaşıyor.
Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan domates, patates ve yeşilliklerdeki sert fiyat dalgalanmaları, hane halkı bütçelerini doğrudan etkiliyor. Et ve tavuk fiyatlarındaki artış protein kaynaklarına erişimi zorlaştırırken, süt ve süt ürünlerindeki yükseliş kahvaltı alışkanlıklarını baskı altına alıyor.
Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 15–21 aralığına revize ederek gıda fiyatlarındaki oynaklığın bu öngörünün en kritik unsuru olduğunu vurguluyor. Küresel ölçekte gıda fiyatları bir miktar gevşeme eğiliminde olsa da, Türkiye’de Ramazan öncesi artan talep yüksek enflasyonla birleşerek fiyatların daha da yukarı yönlü baskılanmasına yol açıyor.
Bu tablo, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını değiştirmesine, daha uygun fiyatlı alternatiflere yönelmesine ve üretici ile perakendecilerin fiyatlama stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Ramazan ayı, hem ekonomik dengeler hem de toplumsal tüketim alışkanlıkları açısından gıda enflasyonunun etkilerini en görünür kılan dönemlerden biri olmaya hazırlanıyor.