Bir önceki yazımda Mihriban şiirinin hikâyesini ve türküye dönüşmesini anlatmıştım. Bu yazımda da elimden geldiğince türkünün halay müziğine dönüştürülmesi saygısızlığını anlatacağım.
Çünkü halka mâl olmuş aşk şiiri ve aşk türküsü üstüne halay çekmesini bilinçsizlikle birlikte bir parça saygısızlık olarak görüyorum. Hepimiz Mihriban türküsünü neredeyse ezbere biliriz.
Türk edebiyatının bu efsanevi şiirinin ünü Musa Eroğlu’nun bestesiyle daha da artmış, dilden dile dolaşmaya başlamıştı. Şiir Abdurrahim Karakoç tarafından güçlü duygularla yazılmış efsanevi bir aşk şiiriydi. Türküde ise Musa Eroğlu bizlere tam bir halk müziği örneği sunuyordu. Türkü daha ilk saniyelerinde bağlamanın girişiyle bizi uzaklara götürüyor ve sözlerin anlamlarıyla hüzünlenmeye, düşünmeye sevk ediyordu.
Yıllar önce katıldığım düğünlerde buna şahit olmuştum tuhafıma gitmiş ve bu durumu yadırgamıştım. Ortada bir yanlışlık vardı, hissediyordum. Yıllar sonra incelediğim ve kavrayabildiğim biçimde anlatmaya çalışayım. Türkünün düğünlere uyarlanan versiyonunda bağlama ve destekleyici ritim çalgılar yerine org ve davullar vardı.
Türkünün üzerinde oynamalar bu kadarla da kalmıyor türkünün ritmi de bir parça yavaşlatılarak çalınıyordu. Ve insanlar umursamaz bir şekilde müziğe ayak uydurup ağır adımlarla halay çekiyorlardı.
Maalesef buna benzer birkaç üzücü örnek daha var. Mesela Âşık Mahzuni Şerif’in ‘Ağla Gözüm Ağla’ türküsünü örnek verebiliriz. Türküye tempo ve ses efektleri eklenerek ritmi yükseltilmiş remiks yapılmıştı. Ve bu remiks üzerine sosyal medya deyimi ile bir akım başlatılmıştı.
Daha çok genç kesimden insanlar dans ettikleri videolar üzerine bu genetiği değiştirilmiş Ağla Gözüm Ağla müziğini ekleyerek etkileşim oluşturmaya çalıştılar.
Böyle destansı bir aşktan doğan destansı şiirin ve o muazzam türkünün halaya dönüşmesi, ayağa düşmesi her edebiyatseveri üzdüğüne eminim.
Türkünün şiirden daha fazla bilinmesi edebiyat bilgimiz ve okuma alışkanlığımız açısından kaygı uyandırıcı. Bu durum kültürümüzü koruyamadığımızın en açık göstergesi.
Türk Edebiyatı’nın ve Türk Halk Müziği’nin bu önemli eserini düğünlerde halay müziği yapmak, sanata, sanatçıya ve hatta dinleyicisine bile büyük bir ayıptır, saygısızlıktır. Güzelim aşk türküsüyle düğünlerde terler içinde halay çekmek, adeta bununla alay etmektir, Mihriban h’alayı…