Hatay’da bir hafta içinde yaşananlar, “acil yetki” ve “hız” kavramlarına yepyeni bir boyut kazandırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27 Aralık Cumartesi günü gerçekleştireceği ziyaret öncesi, kent adeta zamanın akışına meydan okudu: Yollar şipşak asfaltlandı, refüjler bir gecede boy gösterdi, peyzaj çalışmaları ışık hızıyla tamamlandı. Hatta kurak geçen günlerde adeta “susuzluk felsefesi” yapan Asi Nehri’ne bile su verilmesi, işleri iyice mistik bir zemine taşıdı.
Ancak bu “üstün hız” performansı, sosyal medyada yerini muzip yorumlara bıraktı. Hataylılar, ziyareti “şehri 3 saatte 3 yıl ileri götüren sihirli değnek” olarak yorumlarken, paylaşılan esprili videolarda şu ifadeler öne çıktı:
“Cumhurbaşkanımız her hafta sonu Hatay’a gelmeyi vaat etse, bir ay içinde kent olarak ışınlanma teknolojisini buluruz!”
“Asi Nehri’nin suyu geldi, artık bizim de ‘akış’ problemi kalmadı!”
“Bu tempoyla devam edersek, gelecek yıl Hatay’dan Ay’a feribot seferleri başlar!”
Vatandaşların mizahi dille ifade ettiği bu “hızlanma mucizesi”, aslında şehrin potansiyelini ve beklentilerini de gözler önüne seriyor. Sanki bir siyasi ziyaret, şehrin altyapı önceliklerini belirleyen bir “kalkınma tetikleyicisi”ne dönüşmüş durumda.
Bu süreci, “Devlet, hızlanabiliyormuş!” diye yorumlayan gözlemciler, esprinin arkasındaki ince mesaja da dikkat çekiyor: “Acaba bu tempoyu sürdürmek mümkün olsaydı, Hatay gerçekten de çağ atlar mıydı?”
Şimdilik cevap sosyal medyada: “Eğer ziyaretler sıklaşırsa, Hatay’dan uzay üssü bile bekleriz!”