
Efendim, bu aralar yazımız biraz geç kaldı. Ama haklı bir mazeretim vardı. Maya beni ziyarete geldi!
Evet, evet!
Sizde tanırsınız, şu hepimizin bildiği cesur, dürüst, kovanını korumaya çalışan ünlü Arı Maya. Kendisi çocukluktan arkadaşım olur. Uzun yıllardır görüşemiyorduk.
Ziyarete gelince, bende pür telaş bir sevinç, bir coşku sormayın…
Bu büyük heyecanın ardından, sevgi ve güvende bir araya gelince, kendimi rehavetin kollarına bırakıvermişim.
Ama yazı işleri müdürüm durur mu?
– Aman efendim, bu ne rahatlık? İşimiz gücümüz var!
Dedi ve rehavet uykusundan uyandırdı.
Sağolsun, pek tezcanlıdır…
Bugün size Maya’nın yaşadığı yerden, Bal ülkesi Hanyland’den bahsedecegim. Adına aldanıp çiçekli, böcekli bir hayal diyarı, kurmayın kafanızda…
Bal tutup parmak yalayanların ülkesiymiş bir zamanlar. Kendilerinden bahsederken kovan halkı diyorlar. Büyük mücadeleler vermiş kovan halkı…
Uzunca bir süre eşek arısı istilasına maruz kalmışlar. Maya, o günleri anlatırken uzaklara dalıp gidiyor; çoğu zaman…
-Zordu! Diyor
-Hayat çok zordu; ama hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadık ve mücadele ettik. Diye ekliyor
Kovanda işlerin pekte iyi gitmediği bir döneme denk gelmiş eşek arısı istilası…
-Eşitlik ve Adalet söylemleri ile geldiler. Diye başlıyor hikâyeye
-“Birlikte daha paylaşımcı bir dünya düzeni kuracağız.” dediklerinde, aslında sadece balı istediklerini anlayamamış kovan halkı.
İktidarı ele geçirir geçirmez, ilk önce düşünür, hak savunucuları ve bilim arılarını saf dışı bırakmışlar…
Ardından hukuk sistemine saldırmışlar. Bu kırılmanın ana hattı olmuş.
Eşek arıları çoğunlukçu sistem vasıtası ile eşitler ilkesi bünyesinde aynı hukuki durumda bulunan ve eşit oldukları bal arıları ile arasındaki dengeyi kendi lehine bozmuş.
Birbirini denetleyen kurumlar bürokrasinin içine sızan eşek arıları tarafından bloke edilmiş.
Üst kademelerden başlayarak ekonomik ve sosyal imkânları kendi lehine kullanmaya başlayan yönetici eşek arıları ile birlikte, bal arıları da yozlaşmaya başlamış.
Kendi kişisel ikballeri için. Daha geniş bir petek ya da daha hızlı bir çift kanat ve bir parmak bal için bazı bal arıları eşek arılarına katılmış.
Kendi menfaatlerini korumaya çalışırken, bütün haksızlıklara kulaklarını ve gözlerini kapatmışlar.
Bal arısı görünümünde birer eşek arısına dönüşmüşler.
Kovan hızla toplumsal ve ahlâkî bir yozlaşmaya sürüklenmiş
Sosyal ve ekonomik eşitsizlikler büyümüş. Kayırma, rüşvet, haksız kazanç olağan hale gelmiş. Çeteleşmeler başlamış. Kovan, kara para aklama cennetine dönüşmüş
Bir gecede yaşadıkları petekleri boşaltmalarını istiyorlarmış. Özellikle bal dolu petekleri seçiyorlarmış.
En ağır bedeli toplumun en kırılgan grubu olan işçi, emekçi, çocuk ve kadın arılar ödemiş.
Yaşadıklarını anlatırken bir gölge düşüyor Maya’nın yüzüne fakat nasıl da gururlu, mağrur…
Derin bir nefes alıyor meraklı bakışlarım karşısında…
Ben yeniden soruyorum
-Sonra ne oldu? Nasıl düzelttiniz her şeyi…
-Biliyor musun? Diyor
-Tarihte ilk örgütlü hak arayışı, M Ö 1157 yılında Mısır piramitlerini inşa eden işçiler tarafından gerçekleştirilen bir grev olarak kayıtlara geçmiştir. Örgütlü bir hak arayışı, kolektif bir güce dönüştüğünde, en büyük tiranları bile dize getirebilir.
Buna eşek arıları da dahil….
-Sevgili dostum! Diyerek devam ediyor….
EŞİTSİZLİK SANILDIĞININ AKSİNE NÜFUS ARTTIKÇA YA DA YÖNETİMLER KARMAŞIKLAŞTIKÇA DOĞAL OLARAK ARTMAZ. BU SADECE BELLİ BİR GRUBU DENETİM ALTINDA TUTMAYA YARAYAN POLİTİK BİR KARAR VE EYLEMDİR.
Sevgili dostum Maya, iki gün önce kendi ülkesine geri döndü. Yaşadığı onca şeye rağmen, nasıl da güçlü, mücadeleci ve umut dolu…
Onu daha şimdiden özlemeye başladım……











































Anonim
Nisan 24, 2025 at 1:13 pm
Duygularımıza nasılsa tercüman oldunuz Emel hanım hepiz birer mayayiz aslında yılmak yok mucadeleye devam
Esra
Nisan 25, 2025 at 6:54 am
Umudumuzu yitiriyoruz. Bir gün herkese adalet…
Esra
Nisan 25, 2025 at 7:06 am
Umudumuzu yitirmiyoruz. Bir gün herkese adalet.