
Üniversiteler sadece dersliklerden ibaret değildir. Her gün arka planda sessizce ama büyük bir özveriyle çalışan bir kesim var: idari personel. Evraklardan öğrenci işlemlerine, mali işlerden teknik desteğe kadar birçok alanda üniversitenin görünmeyen yükünü taşıyan bu emekçiler, kurumların asıl işleyişini sağlayan temel yapı taşlarıdır.
Üniversitelerde görev yapan idari çalışanların yaşadığı bazı sorunları ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Yıllardır aynı görevde çalışan birçok personel, eğitimi ve yetkinliği göz ardı edilerek olduğu yerde sayıyor. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının adil ve düzenli yapılması, çalışanların emeğine verilen değeri gösterecektir.
Yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan arkadaşlarımız ise hâlâ ağır bir adaletsizlikle karşı karşıya. Görev tanımının çok dışında işler yapmalarına rağmen, emeklerinin karşılığını alamıyorlar. Bu sınıfın artık kaldırılması ve herkesin eğitimine uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.
Son dönemde uygulanan becayiş sisteminde büyük oranda üniversite hastanelerindeki personelin tayin hakkından faydalanması, diğer idari personel açısından ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. Tayin hakkı, çalışanların aile birliğini ve yaşam planlarını doğrudan etkileyen bir konudur. Tüm üniversite çalışanlarını kapsayan, eşit ve şeffaf bir sistem talep ediyoruz.
Görevlendirme uygulamaları da büyük mağduriyetlere yol açıyor. Birçok çalışan, bilgisi dışında birimden birime gönderiliyor. Bu tür işlemler, yazılı gerekçeyle ve çalışanla istişare içinde yapılmalıdır. Kurum içi huzur ve verimlilik için bu şarttır.
Ayrıca son yıllarda bazı kurumlardaki uygulamalarda işçi statüsündeki kişilerin memur personelin amiri olarak görevlendirilmesi gibi ciddi sorunlarla da karşılaşıyoruz. Bu, sadece hukuka değil, kamu yönetiminin temel ilkelerine de aykırıdır. Görev ve yetkiler, kanunla belirlenmiş statüye göre verilmelidir.
3600 ek gösterge konusunda da beklentimiz açık: Bu düzenleme sadece belli grupları değil, tüm kamu çalışanlarını kapsamalıdır. Bu hem adalet duygusunu güçlendirir hem de çalışma barışını sağlar.
Ünipersen olarak bu sorunları yalnızca dile getirmekle kalmıyor, aynı zamanda hukuki mücadelemizi de sürdürüyoruz. Yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılması, görevlendirme işlemlerinin iptali, tayin hakkının genişletilmesi ve işçi-memur hiyerarşisinin bozulduğu durumlara karşı açtığımız davalar, haklı mücadelemizin somut göstergeleridir.
Bizim isteğimiz basit: Emeğe saygı, liyakate değer, yönetimde adalet.
Üniversiteler, ancak tüm çalışanlarıyla birlikte güçlenir.
Saygılarımla,
Yusuf Yılboğa
Ünipersen Sendikası Hatay Temsilciliği










































