
Türkiye’de demokrasi var mı?
Var tabii kardeşim, olur mu hiç öyle şey…
Sandık kuruluyor mu? Kuruluyor.
Seçime girmek serbest mi? Serbest.
Oy kullanmak? Serbest.
Kazanmak? O da serbest.
Ama bir şartla:
AKP’li değilsen görevde kalamazsın!
Yani halk seni seçmiş, mazbatayı almışsın, koltuğa oturmuşsun fark etmez.
Koltuğun altı tekerlekli.
Savcı mı gelir, müfettiş mi gelir, artık nasibine ne düşerse…
*
İnanmıyorsan belediyelere bak.
CHP’liysen parkta taş eksik olsa, yargı harekete geçiyor.
AKP’liysen havuzda villa yüzer, dosya yüze bakar!
Şehir hastanesi çöker, yol yarılır, ihaleler aile şirketine gider, ses yok.
Ama CHP’li belediye bir kafeteryayı gençlere devretsin…
“FETÖ izi olabilir!” diye manşet atılıyor.
Şaka gibi ama değil.
Bu ülkede artık belediye başkanıysan ve muhalefetteysen, hizmet etmek için değil, kendini savunmak için mesai yapıyorsun.
**
Hatta öyle bir hale geldik ki, seçim sabahı televizyonlar iki ekranla yayın yapmalı:
Solda sandık sonuçları…
Sağda “görevden alınma ihtimali” yüzdesi!
Ve alt yazı:
“CHP kazandı ama sevinmeyin, mazbata kaygan zeminde!”
***
Bakın sevgili okur, Türkiye’de siyaset artık “yönetme sanatı” değil, “engelleme sanatı” oldu.
Sandıkla alamadıklarını müfettişle, kayyumla, soruşturmayla almaya çalışıyorlar.
Yani seçim sonuçları artık sadece oylara değil, “partinize” göre değerlendiriliyor.
Yargı mı?
Yargı artık adalet dağıtan değil, yerel yönetim toplayan kuruma dönüştü.
****
CHP’li belediye başkanlarının başına gelenler tam olarak şöyle özetlenebilir:
Halk seni seçiyor, devlet seni siliyor.
Halka hizmet etmek istiyorsun, seni tehdit unsuru yapıyorlar.
İhale açsan “yandaş mısın” derler, açmasan “yatırım yok” diye suçlarlar.
Yani arkadaşlar…
Türkiye’de demokrasi, ATM gibi çalışıyor.
Kartı taktın, şifren doğru, para da var ama “bu kart bizden değil” deyip geri veriyor!
*****
Ve sonra ne diyorlar?
“Milli irade.”
Gülme komşu, seçim senin başına da gelebilir.
Bu ülkede seçilmiş olmak artık bir başarı değil, baş belası.
******
Ama umutsuzluğa gerek yok.
Bu halk daha önce de yaptı.
İstanbul’da mazbatayı geri aldılar, halk iki ay sonra öyle bir koydu ki…
Sandık değil, sistem sarsıldı!
Ve şunu unutmasınlar:
Bu millet bazen sabreder, bazen susar ama bir gün öyle bir konuşur ki…
Seçim sandığı değil, iktidar devrilir!










































