Çocuklar…Günümüz dijital çağının yerlileri. Tabletler, akıllı telefonlar ve bilgisayarlar onların hayatına doğdukları andan itibaren eşlik ediyor. Biz yetişkinler için bir yenilik olan teknoloji, onlar için adeta hayatın doğal bir parçası.
Peki bu durum çocukların gelişimini nasıl etkiliyor?
Teknolojinin çocuklar üzerinde olumlu etkilerine bakılmalı. Teknolojinin çocuk gelişimi üerinde. Doğru kullanıldığında öğrenmeyi destekliyor, günümüz hayatının olağan akışına ayak uydurmayı destekliyor, hayata bakış açılarını genişletiyor ve problem çözme becerilerini geliştiriyor. Birçok uygulama Eğitsel açıdan, yaratıcılık sürecine olumlu etki sağlıyor. Çocukların teknolojiyi bilinçli kullanması geleneksel yöntemlerle ulaşamayacakları bilgilere ulaşmalarını sağlıyor. Özellikle pandemi döneminde gördük ki teknoloji, çocukların eğitim ve sosyal bağlarını koruması açısından büyük bir köprü oldu. Bugün yetişkinler için dahi pandemi sürecinde başlayan uzaktan eğitim sistemi, yüzyılın en büyük depremini yaşayan ve en çok etkilenen şehrimizde yükseköğrenim kurumlarında dahi devam ediyor.
Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Aşırı ve kontrolsüz teknoloji kullanımı! Yetişkinlerden çocuklara kadar ciddi olumsuz etkiler yaratabiliyor, çalışma hayatı sosyal hayatı evlilik hayatı teknoloji bağımlılığından zarar gören yetişkinler olduğu kadar çocuklarda da teknoloji bağımlılığı sosyal beceri faaliyetlerinden tutunda okul başarısına kadar ciddi anlamda zarar verebiliyor. Teknoloji bağımlılığının negatif etkileri sadece başarı ve sosyal beceriler ile sınırlanmıyor. Araştırmalar; ekran süresi arttıkça dikkat dağınıklığı, uyku problemleri riskinin yükseldiğini gösteriyor. Erken yaşta yoğun ekran maruziyeti, dil gelişimini olumsuz etkileyebilirken; bağımlılık riski, çocukların hayal gücünü ve dış dünyayla kurdukları doğal bağı zayıflatabiliyor.
En sık yapılan hata ise teknolojinin bir “oyalayıcı” olarak kullanılması. Çocuk ağladığında eline telefon vermek kısa vadede sessizlik getirse de, uzun vadede duygusal gelişime zarar verebiliyor. Bir çok çocuk bebeklikten itibaren beslenme rutininde ekrana maruz kalıyor ve bu ilerleyen dönemlerde Obezite ve kilo problemlerine yol açabiliyor. Psikolojik açıdan çocukların duygularını tanımayı ve yönetmeyi öğrenmeleri gerekirken, teknoloji bu süreci bastırabiliyor.
Teknolojinin en verimli şekilde kullanılması açısından neler yapılabişir;
- Ebeveynler olarak ekran süresini yaşa uygun sınırlarda tutmalı,
- Çocukların izledikleri içerikleri birlikte seçmeli,
- Pasif izleyicilik yerine aktif katılım sağlayacak etkinlikler sunulmalı.
Tüm bunlar dışında kısa da olsa çocuklarla kaliteli vakit geçirmek çocuğun ekran bağımlılığını gidermeye faydalı olacaktır. Günlük sohbetler, yürüyüşler, kitap okuma saatleri, kısa da olsa çocuğun duygusal gelişimi açısından anlamlı sohbetler evebeyn çocuk arasındaki sevgi köprüsünün gücünü arttırırken çocuğun “Haz” eksikliğinden doğan ve ekran kaydırdıkça salgılanan sahte serotonin hormonu yerine güvenli ve gerçek mutluluk verir. Ebeveny çocuk zamanları kısa da olsa bu kaliteli paylaşımlar iki tarafa da hiçbir ekranın sunamayacağı zenginlikte deneyimler yaşatacaktır.
Unutmayalım, çocuklarımızın en çok ihtiyaç duyduğu şey Wi-Fi bağlantısı değil; kalpten kalbe kurulan bir bağdır.